Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
başa gelmeyince bilinmez
Anlamı:

1. `başına bir felaket gelmeyen, başkasına gelen felaketin ne denli acı olduğunu gereği gibi anlayamaz` anlamında kullanılan bir söz


başa güreşmek
Anlamı:

1. yağlı güreşte, pehlivanlar başpehlivanlık için yarışmak

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , en üstün sonucu elde etmek veya bir işte en üst noktaya gelmek için mücadele vermek


başa vermek
Anlamı:

1. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , değiş tokuş yaparken üste bazı şeyler vermek


basabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Basabilmek işi


basabilmek fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Basma ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Bunun fotoğrafını çekip bilmem kaç boya üstüne klişesini yaptırtıp basabilirsiniz.

1. Bunun fotoğrafını çekip bilmem kaç boya üstüne klişesini yaptırtıp basabilirsiniz.

2. Basma becerisi bulunmak


başağaç
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Boyuna dikey yönden kesilmiş olan ve yıl halkaları çember biçiminde görüntü veren ağaç


Telaffuz : ba'şağaç

başağırlık
Anlamı:

1. isim , isim , spor , spor , isim , isim , spor , spor , Ağır sıklet


Telaffuz : ba'şağırlık

başağrısı
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Sürekli sıkıntı yaratan durum veya kimse

2. Sıkıntı


Telaffuz : ba'şağrısı

başağrısı olmak
Anlamı:

1. sıkıntı vermek, uğraştırmak

Örnek:

1. Efendim nemize lazım, sonra size başağrısı olur.

1. Efendim nemize lazım, sonra size başağrısı olur.


basak
Anlamı:

1. isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , isim , isim , halk ağzında , halk ağzında , Merdiven


başak

İlgili Kelimeler:

salkım başak

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı

Örnek:

1. Toprak üstünde ne tütün fidanı ne buğday başağı bırakmışlar.

1. Toprak üstünde ne tütün fidanı ne buğday başağı bırakmışlar.

2. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün


Başak
Anlamı:

1. isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , isim , isim , gök bilimi , gök bilimi , Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı


Özel: Evet

başak bağlamak (veya tutmak)
Anlamı:

1. arpa, buğday, yulaf vb. ekinlerde başak oluşmak


başak toplamak
Anlamı:

1. tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplamak


başakçı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Tarlalarda kalmış başakları veya bağlarda dökülmüş meyveleri toplayan kimse


başakçık
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Çiçeklerde başağı oluşturan çiçek demeti veya topluluğu


başakçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başakçının yaptığı iş


başaklama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başaklamak işi


başaklamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , -i , -i , halk ağzında , halk ağzında , Tarlalarda, bağlarda kalmış döküntüleri toplamak


başaklanış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başaklanma işi


başaklanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Başaklanmak işi


başaklanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Başak bağlamak, tutmak


basaklı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Merdiveni olan


başaklı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Başağı olan (ekin)

2. Arka ucu başak biçimde olan (ok)


başakortçu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Müzik aletlerini akort edenlerin başı

Örnek:

1. Muhatabımız Silezya erganun fabrikasının başakortçularından biri imiş.

1. Muhatabımız Silezya erganun fabrikasının başakortçularından biri imiş.


Telaffuz : ba'şakortcu